IVA (in vitro aktivasyon) tedavisi nerelerde uygulanır ve başarı oranı nedir?

IVA (in vitro aktivasyon) tedavisi nerelerde uygulanır ve başarı oranı nedir?

IVA (in vitro aktivasyon) halen gelişmekte olan deneysel yeni bir tedavidir. Bilimsel çalışmaları halen Stanford Üniversitesi’nde Prof. Dr. Aaron Hsueh tarafından sürdürülmektedir. Buna ek olarak, Japonya’da Dr. Kazuhiro Kawamura ve ekibinin hastanesinde uygulanmaktadır. Yakın zamanda bu tedavi İspanya’da da başlamıştır.

Yakın zamanda İstanbul’da ilk defa IVA (in vitro aktivasyon) tedavisini ekibimiz erken menopoz hastalarına sunacaktır. IVA Tedavisi İstanbul ayağında ekibimiz tarafından hastalara klinik olarak uygulanırken, hem de tedavinin geliştirilmesi adına Stanford Üniversitesi ekibi ile ortak bilimsel çalışmalar yapılacaktır.

Japonya ilk klinik uygulamayı yapan merkezdir. Bu merkezde ilk doğum Aralık 2013’te gerçekleşmiştir. Bundan sonraki yıllarda da doğumlar devam etmiştir.

İrisin Enjeksiyonunun Metabolizma ve Doğurganlık Üzerindeki Etkileri

İrisin Enjeksiyonunun Metabolizma ve Doğurganlık Üzerindeki Etkileri

Kısa bir süre önce Reproductive Sciences dergisinde yayınlanan makalemizde, beyaz yağ dokularını kahverengi yağ dokularına çeviren yeni keşfedilmiş bir hormon olan irisin enjeksiyonun metabolizmaya ve üremeye etkilerinin, egzersizin vermiş olduğu etkilerle karşılaştırılmasına dair obez dişi fareler üzerinde yapmış olduğumuz araştırmamızın sonuçlarını paylaşmıştık.

Elde ettiğimiz ilginç sonuç ise irisin enjeksiyonunun, egzersizin yarattığı etkiye benzer bir şekilde obez dişi farelerde kilo kaybı oluşturması ve üreme parameterelerinde iyileşme sağlamasaydı. Bu da gösteriyor ki ileride irisinin farmakolojik ilaç formuna dönüştürülüp kullanılması, sağlık dolayısıyla egzersiz yapamıyor olan obezite hastalarının metabolizmalarının çalışma düzenini olumlu yönde etkileyebilir ve bu sayede üreme fonksiyonlarının da iyileşmesini sağlayabilir.

Makalenin Linki: http://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/1933719117711264

Cinsellik ve Ağrı

Ağrılı cinsel ilişki

Cinsel ilişki esnasında ağrı ne sıklıkla yaşanır?

Cinsel ilişki sırasında ağrı hissi oldukça yaygındır. Her dört kadından üçü cinsel hayatlarının bazı dönemleri ağrı hissi yaşarlar. Bazı kadınlarda cinsel ilişki esnasında ağrı dönemsel bir problemken, bazılarında devamlı bir problemdir.

Cinsel ilişki esnasında ağrı neden yaşanır?

Kist ve endometriyozis gibi jinekolojik problemler ağrıya sebep olabilir. Kadının o an cinsel ilişkiye girmek istememesi ve cinsel ilişki esnasında partneri tarafından yeterince uyarılmaması da ağrıya sebep olabilir.

Cinsel ilişkiye girmeme isteği nelere bağlıdır?

Aşağıdaki sebepler cinsel isteksizliğin en sık görülen sebepleridir:

  • Ruh haliniz: Seks ile ilgili korku, utanç, suçluluk gibi duygular rahatlamanızı zorlaştırır. Rahatlayamayınca kadının uyarılması çok zordur. Yeterince uyarılmayınca da ağrı yaşanabilir. Yorgunluk ve stres de cinsel arzunuzu azaltabilir.
  • İlişkinizdeki problemler: Partnerinizle yaşadığınız problemler cinsel arzunuzu azaltabilir. Size uygunsuz bir ilişki içinde olmanız cinsel isteksizliğe önemli bir neden olabilir.
  • Kullandığınız ilaçlar: Bazı ilaçların yan etkileri arasında cinsel isteği azaltma olabilir. Birçok ağrı kesicinin cinsel isteği azalttığı bilinmektedir.
  • Tıbbi veya cerrahi durumlar: Romatizma, şeker, kanser, tiroit hormonuyla ilgili hastalıklar cinsel isteği azaltabilir. Bazı ameliyatlar vücutta yara izleri bırakabilmektedir. Bu tip izler de cinsel isteksizliğe sebep olabilir.
  • Partneriniz: Eğer partneriniz seks problemi varsa, bu durum sizde tedirginlik yaratabilir. Partneriniz sertleşme problemi yaşıyorsa ve geç boşalıyorsa, cinsel ilişki uzun sürebilir ve bu durum ağrıya sebep olabilir.
  • Cinsel ilişki esnasında hangi jinekolojik hastalıklar ağrıya sebep olabilir?
  • Tedavi edilmezse ağrıya sebep olabilecek bazı jinekolojik hastalıklar:
  • Cilt hastalıkları: Dış genital bölgenizdeki (vulva) cilt hastalıkları tedavi edilmezlerse seks esnasında tahriş olup, ağrı, kaşıntı ve yanma hissine sebep olabilir.
  • Vulvodini: Vulvodini vulvayı etkileyen ağrı hastalığıdır. Sadece vajina açıklığında ağrı görüldüğünde vulvar vestibulit sendrom (VVS) olarak tanımlanır. İlaçla ve bazen cerrahi tedavisi mümkündür.
  • Hormonal değişiklikler: Menopoz öncesi ve menopozda östrojen hormonu seviyesinde azalma vajinada kuruluğa sebep olabilir. Bu durumda hormonal tedavi bir çözümdür. Cinsel ilişki esnasında kayganlaştırıcı kullanmak da bu sorunu giderebilir.
  • Vajinit: Vajinit, vajinanın iltihaplanmasıdır. Bakteri yada mantar enfeksiyonu sonrasında görülebilir. Vajinadan akıntı ve vajina bölgesinde kaşıntı, yanma en sık görülen belirtileridir. Tedavi edilmezse cinsel ilişki esnasında ağrıya sebep olabilir. İlaçla tedavisi mümkündür.
  • Vajinismus: Vajinusmus kontrol dışı yani refleks sebepli vajina kaslarınızın kasılmasıdır. Bu durum cinsel ilişki esnasında ağrıya sebep olabilir. Vajinismus tedavisinde terapi, ilaç ve gerektiğince ameliyat önerilmektedir.

Doğum: Normal doğum esnasında genital bölgede (özellikle perine bölgesinde) yırtıklar oluştuğunda, doğum sonrasında cinsel ilişki esnasında ağrı olabilir. İlaçla ve gerektiğince ameliyatla tedavisi mümkündür.

Diğer sebepler: Endometriyozis ve yapışıklıklar da cinsel ilişki esnasında ağrıya sebep olabilir.

Daha ağrısız cinsel ilişki için benim yapabileceğim neler var?

  • Şiddetli ve devamlı ağrı yaşıyorsanız uzman doktora gitmeniz önemlidir. Öte yandan, daha az ağrılı cinsel ilişki için yapabilecekleriniz arasında aşağıdaki öneriler sıralanabilir:
  • Sıhhi bir kayganlaştırıcı kullanmayı deneyin. Türkiye’de kayganlaştırıcı ürünler bulunmaktadır. Vazelin, bebek yağı, v.b. yağları kayganlaştırıcı olarak kullanmak hijyenik değildir.
  • Sekse zaman ayarın. Siz ve partnerinizin yorgun veya stresli olmadığı zamanlarda sekse zaman yaratın.
  • Partnerinizle konuşun. Nerede ağrı yaşadığınızı, ayrıca hangi cinsel aktivitelerde zevk aldığını partnerinizle paylaşın.
  • Seks öncesi birbirinize dokunarak, masaj yaparak, kendinizi sekse hazırlayın.
  • Seks öncesi ilişki esnasında ağrıyı azaltacak önlemler alın: idrara çıkın, ılık bir banyo alın, ağrı kesici için…

Doğum Ne Zaman Başlar?

Doğum ne zaman başlar?

Doğum başladığında ne olur?

Doğum başladığında rahim ağzı (serviks) açılır (dilate olur). Rahim içinde bulunan kaslar belli aralıklarla kasılır. Kasılmalar esnasında, karın sertleşir. Kasılma aralarında rahim gevşer ve yumuşar. Bu esnada bebek rahimden harekete başlar.

Aşağıdaki değişimler doğumun başlayacağına işarettir, ancak her hamile kadında hepsi birden görülmeyebilir.

İşaret Ne zaman hissedilir?
Bebeğin daha aşağı indiği hissi Doğumdan 1-2 hafta ile 1-2 saat öncesi
Vajinal akıntı (renksiz yada hafif kanlı) Doğum başlamadan 1-2 gün önce ya da anda

Yalancı doğum nedir?

Yalancı doğum kasılmaları genelde düzensizdir ve gerçek doğumdaki kadar şiddetli değildir. Bazen yalancı doğumu gerçek doğumdan ayırmanın tek yolu uzman doktorunuzun vajinal muayene yolu ile rahim ağzınızdaki değişimi değerlendirmesi olabilir.Yalancı doğumun en önemli belirteci olan düzensiz kasılmalara ‘Braxton Hicks’ kasılmaları da denir ve genelde akşam saatlerinde daha çok hissedilir.

Yumurtalık Kistleri

Over Kistleri

Yumurtalık (Over) kisti nedir?

Yumurtalığın içinde bir kesenin içi sıvı veya başka bir dokuyla dolduğunda yumurtalık kisti oluşur. İçinde özellikle yağ veya saç bulunan kistlere ‘dermoid kist’ adı verilir. Kadınların doğurgan oldukları yaşlarda kistler daha sık görülebilir. Bir kadında birden fazla kist oluşabilir. Yumurtalıklar kistlerinin ebatları farklılık gösterebilir. Genelde, bu kistler zararsızdır ve kendi kendilerine yok olurlar. Bazen de kistlerin çıkarılması gerekebilir.Yumurtalık kistlerinin çoğu benin, yani kansere yol açmayan tiptir. Ancak bazı kistler malin yani kansere yol açan tip olabilir.

Yumurtalık kistim varsa ne gibi şikayetlerim olur?

Birçok yumurtalık kisti herhangi bir rahatsızlığa yol açmaz. Bazı kistler ara ara karında bıçak gibi bir ağrı saplanmasına sebep olabilir. Büyük kistler kendi etraflarında dönerek ağrıya sebep olabilir. Kanayan veya patlayan kistler, acil müdahale gerektiren durumlara yol açabilir.

Yumurtalık kistlerinin varlığı nasıl anlaşılır?

Genelde ultrasonla rutin jinekolojik muayene esnasında yumurtalık kisti fark edilir.

Yumurtalık kistleri nasıl tedavi edilir?

Doğum kontrol hapları yumurtalık kistlerinin tedavisinde kullanılabilir. Eğer kistini çok büyükse veya size rahatsızlık veriyorsa ameliyatla alınması gerekebilir. Ameliyatın tipi (açık veya kapalı) ve şekli birçok faktöre bağlıdır:

  • Kistin tipi ve ebadı
  • Yaşınız
  • Şikayetleriniz
  • Çocuk sahibi olma planlarınız

Bazen yumurtalığı çıkarmadan sadece kist ameliyatla çıkarılabilir. Bu ameliyata kistektomi denir. Bazen de kistin çıkarılması için yumurtalığın da çıkarılması gerekebilir.

Erken Yumurtalık Yetmezliği

Erken over yetmezliği

Erken yumurtalık yetmezliği nedir?
Bir kadının yumurtalıkları 40 yaşından önce yumurta üretmeyi bırakırsa buna erken yumurtalık yetmezliği nedir. Erken yumurtalık yetmezliği kadınların %1’nde görülmektedir. Bazı kadınlarda daha gençlik yıllarında erken yumurtalık yetmezliği görülebilir.Yumurtalığın fonksiyonları arasında yumurta üretme ve östrojen hormonu salgılama vardır. Bu sebeple yumurtalığın çalışmaması östrojen üretimini de etkiler.

Erken yumurtalık yetmezliğinin belirtileri nelerdir?
Erken yumurtalık yetmezliğinin belirtileri menopoza çok benzerdir. Belirtiler arasında, vajinada kuruluk, hassasiyet, sıcak basmalar, gece terlemeleri ve uyumada zorluk olarak sıralanabilir. Adet düzensizleşir veya tamamen durur. Bu belirtilerin sebebi düzgün çalışmayan yumurtalıklara bağlı olarak östrojen seviyesinin çok düşük olmasıdır.

Erken yumurtalık yetmezliğine ne sebep olur?
Birçok kadında erken yumurtalık yetmezliğinin sebebi belirsizdir. Bazı ailelerde daha sık görülebilir. Özellikle tiroit bezini etkileyen bağışıklık hastalıklarıyla ilintili olabilir. Bir takım genetik hastalıkları sonucu ortaya çıkabilir (Turner sendromu veya Fragile X sendromu gibi). Kanser tedavileri kapsamında radyoterapi ve/veya kemoterapi sonrası da ortaya çıkabilir.

Erken yumurtalık yetmezliği sebepli riskler nelerdir?
Yukarıda bahsi geçen belirtilerin yanı sıra, düşük östrojen seviyesi sebepli osteoporoz (kemik kaybı) ve erken kalp hastalıkları riskleri artar. Erken yumurtalık yetmezliği sebepli kadınlarda depresyon görülebilir. Genetik sebepli ortaya çıktıysa, çocuklarınıza da genetik olarak taşınmış olabilir.

Erken yumurtalık yetmezliği nasıl teşhis edilir?
Erken yumurtalık yetmezliği kanda hormon seviyeleri (FSH ve E2 gibi) ölçülerek teşhis edilir. Genetik yatkınlığı olan hastalarda bazı kromozom analizleri de gerekebilir. Erken yumurtalık yetmezliği tanısı konan hastalarda kemik yoğunluğu ölçmek de, osteoporoz sebepli, uygun olur.

Erken yumurtalık yetmezliği nasıl tedavi edilir?
Radyoterapi ve/veya kemoterapi sonrası ortay çıkan erken yumurta yetmezliği bir süre sonra kendi kendine düzelebilir. Sebebi belli olmayan veya genetik sebepli erken yumurtalık yetmezliğinin ise geri dönüşü olmayabilir. Erken yumurtalık yetmezliğinin belirtilerinin hafiflemesi için uzman doktorunuz hormon tedavisi önerebilir.

Hamilelik ve Egzersiz

Hamilelik ve Egzersiz

Hamilelikte egzersizsin faydaları nelerdir?

Hamilelikte aktif olmanın ve en az 30 dakikalık düzenli egzersiz yapmanın faydaları arasında şunlar sayılabilir:

  • Şişkinliği, kabızlığı, sırt ağrılarını azaltır
  • Gebelik şekeri riskini azaltır
  • Enerjinizi arttırır
  • Ruh sağlığınıza iyi gelir
  • Duruşunuzu düzletir
  • Kas gücünü arttırır
  • Daha iyi uyumanızı sağlar

Hamilelikte düzenli egzersiz doğumu daha rahat yapmanızı sağlarken, doğum sonrası kolay kilo vermenize da yardımcı olur.

Hamilelikte hangi egzersizleri yapabilirim?

Hamilelikte yapılması güvenli sporlar şunladır:

  • Yürüyüş
  • Temiz havuz veya denizde yüzme
  • Hamilelik öncesi düzenli koştuysanız koşma
  • Pilates (hamile pilatesi yaptırma eğitimi almış bir hoca eşliğinde)
  • Yoga (hamile yogası yaptırma eğitimi almış bir hoca eşliğinde)

Hamilelikte hangi egzersizlerden kaçınmalıyım?
Düşme riski fazla olan jimnastik, su kayağı, kar kayağı, ata binme gibi sporlardan kaçınılmalıdır. Diğer sporcularla çarpma riski olan basketbol, voleybol, futbol gibi grup sporlarını yapmak da riskli olabilir. Basınç riskinden dolayı suda dalma da hamilelik döneminde önerilmez.

Sigara ve Kısırlık

Sigara ve Kısırlık - Doç. Dr. Ercan Baştu

Kadınların doğurganlığında sigaranın etkileri nelerdir?

Sigara içmenin kalp, akciğerler ve damarlar üzerinde yarattığı zararla çok iyi bilinmektedir. Öte yandan, son yıllarda sigara içmenin doğurganlıkta yol açtığı zararlar anlaşılmış olmasına rağmen, toplum tarafından henüz net anlaşılamamıştır. Sigara içmenin hamile kalma ve hamilelik sürecini normal sürede tamamlama üzerinde negatif etkileri bulunmaktadır.Tüm bilimsel araştırmalar, sigara içmenin doğurganlık üzerinde zararlı etkileri olduğu konusunda hem fikirdir. Sigara içenlerde, içmeyenlere göre, kısırlık oranı daha yüksektir. Pasif içiciliğinin vücut üzerine etkisi aktif içicilikten ufak bir fark gösterdiğinden, bir çiftten herhangi biri (erkek yada kadın) sigara içtiğinde diğeri üzerinde de kapsamlı yan etkiye yol açmaktadır. Araştırmaların sonucuna göre sigara içimi kadınların yumurtalıklarında kapsamlı zarara yol açmaktadır. Sigara içmenin yumurta kaybına yol açtığı saptanmıştır. Ek olarak, sigaranın içindeki maddelerin yumurtalık içindeki hücrelerin östrojen salgılamasını etkilediği ve yumurtanın genetik anomaliye sahip olma ihtimalini arttırdığı görülmüştür. Sigara içmek düşük ve dış gebelik risklerinin artmasıyla da yakından ilişkilidir. Hamileyken sigara kullanan kadınların bebeklerinin düşük kiloyla doğma veya erken doğma ihtimali yüksektir. Kendi sigara içen veya yaşadığı evde sigara içerenlerin bulunması durumlarında, kadınlarda ani bebek ölümü sendromu daha sık görülmektedir.

Sigara içmenin tüp bebek (IVF) tedavileri üzerindeki etkisi nedir?

Sigara içenlerde içmeyenlere göre neredeyse iki kat daha fazla sayıda tüp bebek (IVF) denemesi gerekebilir. Araştırmaların sonucuna göre, sigara için kadınların yumurtalıklarını stimüle etmek için daha yüksek ilaç dozu gerekirken, tedavi sonrası daha az yumurta elde edilmektedir. Sigara içen kadınlarda embriyonun tutunma oranı ve IVF tedavisinin başarı oranı, sigara içmeyen kadınlara göre daha düşüktür. Ek olarak, hamilelik esnasında düşük riski sigara kullanan kadınlarda artar. Sigaranın yan etkileri kadının yaşı arttıkça doğru orantılı olarak artmaktadır. Özetle, sigaranın doğurganlık üzerindeki yan etkilerini IVF tedavileri bertaraf edememektedir.

Erkeklerin sigara içmesinin kısırlık üzerine etkisi nedir?

Sigara içen erkeklerin spermlerin sayısal azalma, hareketliliğinde yavaşlama ve şekillerinde anomalilere daha sık rastlanmaktadır. Bu durum çiftin hamilelik arzusunu etkileyebilen önemli bir faktördür. Ek olarak, sigara içen erkeğin yanında eşi/partneri ‘pasif’ içici konumunda olacağından zararı katlanarak artar.

Tüp bebek (IVF) tedavilerinden önce sigarayı bırakmak tedaviye katkı sağlar mı?

Önemli bir araştırmanın sonuçları, çiftte sigara kullanan tarafın sigaraya tüp bebek tedavisinden en az 2 ay önce bırakmasının, hamile kalma oranlarını anlamlı derecede arttırdığını ortaya koymuştur. Uzun dönemli sigara içmenin yumurtalıklar (overler) üzerinde geri dönüşü olmayan yan etkileri olduğu bilinse de, bu zararlı etkiler IVF tedavilerine başlamadan bir süre önce sigara bırakılırsa belli miktarda azaltılabilir.Sonuç olarak, tıbbi geçmişinde kısırlık veya birden fazla gebelik kaybı olan kişilerin ve eşlerinin/partnerlerinin en kısa sürede sigarayı bırakması hem doğal yollarla hem tüp bebek (IVF) tedavileriyle hamile kalma ihtimalini arttırabilir.

Kısırlık ve Hamile Kalma Süreci